Türkiye'nin önemli kestane üretim merkezlerinden Manisa'nın Demirci ilçesinde hasat, yüksek dallarda çalışan ve "sırıkçı" adı verilen erkeklerin ve ağaçların altında ürün toplayan kadınların zahmetli mesaisiyle başladı.İlçede sahası her geçen yıl genişleyen kestane üretimi 4 bin 300 dekarlık alanda yürütülüyor.Çanakçı, Rahmanlar, Mahmutlar, Yarbasan, Söğütçük ve Kargınışıklar başta olmak üzere 20 kırsal mahalledeki kestane üreticileri, sabahın erken saatlerinde mesaiye başlıyor.Mevsimin ilk kestane hasadı, üretimin en yoğun yapıldığı Çanakçı Mahallesi'nde gerçekleştirildi.
Hasatta erkekler uzun sırıklarla kestaneleri çırparak toprağa düşürürken kadınlar koruyucu eldivenlerle topladıkları kestane kozalaklarını selelere dolduruyor.Türküler eşliğinde süren zorlu mesainin ardından çuvallara konulan kestaneler, üzerleri dağlardan toplanan eğrelti otlarıyla kaplanarak hazırlanan özel kuyulara gömülüyor.Kuyularda yaklaşık iki ay boyunca bekletilen kestaneler, lezzetini ve rengini kazandıktan sonra satışa hazır hale getiriliyor.
Kuyuya konulmayan kestaneler ise sofralarda haşlanarak tüketiliyor."Zirai ilaç kesinlikle yoktur"Çanakçı Mahalle Muhtarı Şerif Dönmez, gazetecilere, kestane hasadının kasım ayı sonuna kadar sürdüğünü söyledi.Yoğun yağışlar sayesinde bu yıl verimin iyi olduğunu belirten Dönmez, şunları kaydetti: "Kestanenin bakımını traktörlerle süreriz, dibinde ot bulunmaz, temizliğini yaparız.
Bunda zirai ilaç kesinlikle yoktur. Bunu sırıkla silkeriz, kadınlar bunları selelere toplarlar, kuyuya hazırlık yaparız. Bunun altı ve üstü eğrelti otuyla bastırılır.
Bu eğreltiye girdikten sonra bu kestane renk alır. Kestanemiz eğreltinin içinde şişer, daha da olgunlaşır. Kestanemiz, özellikle Bursa şekerlemeye gider.
İstanbul'dan, Balıkesir'den, Bursa'dan, İzmir'den alıcılarımız geliyor. Kestanenin bakımı iyi bir şekilde yapılırsa 2 veya 3 yıl içerisinde verime gelir."


